Phil’in Dehşet Verici Kısa Saltanatı: Totaliter rejimlerin acımasız absürtlüğü
Phil’in Dehşet Verici Kısa Saltanatı henüz okumayanlar için müthiş bir keşif. Hatta Saunders ile ilk kez tanışacaksınız, listenizin en başına bu novellayı yazabilirsiniz.
Phil’in Dehşet Verici Kısa Saltanatı henüz okumayanlar için müthiş bir keşif. Hatta Saunders ile ilk kez tanışacaksınız, listenizin en başına bu novellayı yazabilirsiniz.
Knut Hamsun’un 1890’da yayımlanan “Açlık” romanı, modern edebiyatın dönüm noktalarından biri olarak kabul ediliyor. Günümüzde hala en çok okunan kitaplardan biri olan Açlık, insanın tutkusunun peşinde koşarken onurunu yitirmemek için nasıl direndiğini çok iyi hissettiriyor.
Bu nergisin değil, başka bir çiçeğin hikayesi; asaleti, zarafeti ve çekiciliği simgeleyen yaseminin. Kahramanımızın adı; Jasmine. Adından söz ederken yaseminin annesinin en sevdiği çiçek olduğunu söylüyor. Yalan! Annesi koymadı bu adı, o kendi seçti; Jeanette olan ismini bir gün Jasmine olarak değiştirdi. Çünkü bu isim, olmayı seçtiği kişiye daha çok yakışıyordu…
Rüzgar (Wind) adındaki bu kısa animasyon film, ben geldiğimde burdaydı. Silmeye kıyamadığım gibi defalarca izledikten sonra peşine düştüm; bu harika fili HAW – Hamburg Uygulamalı Bilimler Üniversitesi’nden sinema öğrencisi Robert Löbel mezuniyet filmi olarak yapmış. İzleyince siz de hissedeceksiniz; sistemi yıkmaktan en olmadık yerlerde zamana tutunmaya çalışan insanlara kadar içinde onlarca karakter barındırıyor. Bu karakterlerin bazılarını oradan çıkarıp, sizlerle tanıştırmayı çok istiyorum…
Biliyorsunuz edebiyatın usta kalemi Paul Auster, 30 Nisan’da aramızdan ayrıldı. Ve nihayet ardından bir yazı yazmaya cüret edebildim. Gerçi 77 yıllık hayatına 34 kitap sığdıran Paul Auster, yarattığı kahramanlarla okurlarının dünyasında yaşama devam edeceğini biliyoruz ama yine de sevdiğin bir yazarı uğurlamak üzücü… Paul Auster özel bir adamdı; en sıkıntılı günlerimde bana hayatın bir anda…
“Dünyanın yarısı söyleyecek sözü olup da söyleyemeyen insanlardan, diğer yarısı da söyleyecek hiçbir şeyi olmadığı halde söylemeye devam eden insanlardan oluşuyor.” Bu saptamayı yapan Pulitzer ödüllü şair Robert Frost. Etkili bir gözlem, insanın hak veresi geliyor. Hadi hakkını verelim ve tarafımızı seçelim. Siz dünyanın hangi yarısındasınız? Eminim ki çoğunuz olaya duygusal yaklaşıp, hemen kendinizi söyleyecek…
Norveçli yazar Vigdis Hjorth’un Miras’ı yıllardır tartışılıyor. Ensest, pedofili, toksik aile gibi sert gerçekleri su yüzüne çıkaran romanın otobiyografik ya da kurgu olması fark edermiş gibi… Nilgün Karataş Kitap İncelemesi Bir yazar eserine kurgu diyorsa, “hayır bu senin hayat hikayen, otobiyografin” diye dayatmak ne kadar doğru? Norveçli yazar Vigdis Hjorth’un Miras’ı yazdığı 2016 yılından bu…
İki asırdır popüler kültürün etinden, sütünden, iliğinden beslendiği “Frankenstein’ın Canavarı”, son günlerin yine en popüler isimlerinden biri. Frankenstein ya da Modern Prometheus, şüphesiz edebiyat tarihinin en bilinen eserlerinden biri. Buna üne karşın yeterince anlaşılmamış, hatta adından başlayarak yanlış anlaşılmış bir anti-kahramanın dramatik hikayesi.



Yayımlandıktan 32 yıl sonra film uyarlaması ile yeniden gündeme gelen Zavallılar (Poor Things), edebiyat severlerin mutlaka okuması gereken eserlerden biri.
Pek çok kişi gibi ben de kitabı, Yorgos Lanthimos’un aynı adı taşıyan uyarlama filmi sayesinde keşfettim. Yönetmenin etkisinde kalmamak için filmi izlemeden okumak istediğim roman, öncelikle Alasdair Gray hayranı olmamı sağladı.
Altın Palmiye, Altın Küre, Cesar gibi çok prestijli ödülleri toplayarak Oscar yarışında elini güçlendiren “Anatomy of a Fall” (Bir Düşüşün Anatomisi), izleyicisine bolca soru sorduran, bolca yorum yaptıran ve buna rağmen belirsizlik içinde bırakan bir film. Yönetmen Justine Triet’in eşi Arthur Harari ile birlikte yazdığı 2023 yapımı bu filmi tanımlarken; Fransa yapımı hukuk draması, gerilim…
Son Yorumlar