Hikayeler
Sevdiğim bir Kızılderili hikayesi var; ne zaman iyi duygulardan kötü duygulardan söz edilse aklıma gelir. Aslında duyguları “iyi” ve “kötü” olarak ayırmaktan vaz geçtim. Aslında bütün duygular hepimizde yeterli miktarda var; önemli olan bizim doz ayarını nasıl yaptığımız. Duygularımızı yok edemeyeceğimize göre onları yönetebilmeyi öğrenmeliyiz. Bizi iyi insan yapan bu, hangi duyguya öncelik verdiğimiz. Bu Kızılderili hikayesi de bunu anlatıyor.
Hangi kurtu besliyorsun?
Bir gün yeri gelmiş olmalı ki yaşlı bir Çeroki, torununa insanların içindeki savaştan bahsediyor.
“Oğlum, hepimizin içinde savaşan iki kurt vardır,” diyor ve önce birini açıklıyor:
“Biri kötü; öfke, kıskançlık, açgözlülük, nefret, pişmanlık, kibir, acı, kendine acıma, suçluluk, aşağılama, yalan, üstünlük ve ego.”
Şöyle devam ediyor:
“Diğeri iyi; neşe, barış, sevgi, umut, sakinlik, alçakgönüllülük, iyilik, empati, cömertlik, doğruluk, şefkat ve inanç.”
Torun soruyor, “Hangi kurt kazanır?”
Yaşlı adam cevap veriyor, “Beslediğin.”
Dışarıdaki kurtlar kadar içimizde beslediğimiz kurtlara da dikkat etmeliyiz! Belki de bizi asıl ‘ham’ yapacak olanlar içimizdekilerdir…

Kırmızı Başlıklı Kız Masalı zihnimize öyle işlediğinden olsa gerek; başımıza gelmesinden korktuğumuz türlü belaların müsebbibi olarak kurtu görüyoruz. Yolumuzun üzerinde pusu kurmuş bizi bekleyen, türlü türlü hilelerle aklımızı çelen, nihayetinde bizi ‘ham’ yapıp yutmaya niyetli kötü kurtlar yapıyor ne ne kötülük varsa… Suç hep onlarda, biz masum kırmızı başlıklı kız çocuklarıyız!..
Dışarıdaki kurtların hepsi iyidir, sakın korkmayın, diyemem. Biz kendinizi kötülerden yine sakınalım ama ama arada bir de kendi içimize bakalım. Bakalım hangi kurtu besliyoruz?






Son Yorumlar